Erişebilirlik Dedektifleri Projesi

Erişilebilirlik Dedektifleri Projesi

 

 

  • Proje Adı: Erişilebilirlik Dedektifleri
  • Fon Sağlayıcı Kuruluş: Avrupa Birliği Bakanlığı Türk Ulusal Ajansı
  • Proje Referans No: TR-31-E319-2013-R3
  • Proje Ortakları: Türkiye Özürlüler Eğitim ve Dayanışma Vakfı (ÖZEV)
  • Proje Uygulama Yeri: Ankara
  • Proje Süresi: 1 Hafta
  • Uygulama Dönemi: 05.04.2014 - 12.04.2014
  • Proje Bütçesi:19.048,00 EURO

 

Proje Hakkında:

Projemiz aslında günlük yaşamın her alanında var olan ancak gençlik alanında üretilen etkinlik ve projelerde de kendini yoğun olarak hissettiren erişilebilir ve sosyal açıdan içerici, dahil edici koşulların ve uygulamaların yokluğu ya da azlığından yola çıkılarak üretilmiştir. Erişilebilirlik, Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi'nde yer alan en temel, en önemli haklardan biridir. Engelli bireylerin diğer tüm bireylerle eşit haklardan eşit şekilde faydalanması ve ancak bu şekilde insan onuruna yakışır birer hayat sürebilmeleri için pek çok konunun ön koşulu erişilebilirlik ve ulaşılabilirliktir. Bu durum gençlik alanın için de tam olarak geçerlidir.

Toplumların genelinde "farklı" olanı görmezden gelme, anlamaya, tanımaya çalışmama, aksine yadırgama, rahatsız olma ve sonunda da otomatik olarak bilinçli ya da bilinçdışı dışlama eğilimi mevcuttur. Bu her türlü farklılık için geçerli olmakla birlikte fiziksel ya da zihinsel bir engele sahip kişilerin bu eğilimden en çok zarar gören gruplardır. Gerek fiziksel koşullar gerekse sosyal sebeplerden ötürü toplumun içine kaynaşmalarını, toplumun engellileri olduğu gibi kabul edip geri kalanla uyumlaştırma sürecine başlaması oldukça zordur ve gerektiği ölçüde başarılamamaktadır. Birtakım münferit girişimler, kampanyalar, projeler vardır ancak toplumun genelinde farkındalık yaratma konusunda yetersiz kalmaktadır. Bu anlamda bireylerin her birinin daha küçük yaşlardan itibaren engellileri "anormal", ajite ve yardıma muhtaç algısını yıkmak, yerine toplumsal bütünleşme çerçevesinde ayırt etmeksizin herkes için ideal koşulları yaratmak gereklidir. Engelliler için özel alanlar, binalar, tasarımlar üretmek yerine bugün dünyada günden güne geniş yankı uyandırmaya başlayan "evrensel tasarım" yani bir grup için özel değil herkesin ihtiyaçlarının dikkate alındığı tasarımlar geliştirmek zorunludur. Bunu salt binalar, kaldırımlar yaşam alanları olarak sınırlamaz ve sosyal boyutunu da işin içine katacak olursak organize edilen tüm etkinliklerin engelliler için de erişilebilir olmasına özen gösterilmelidir. Ülkemizde resmi rakamlara göre yaklaşık sekiz buçuk engelli insan yaşamaktadır. Gayrı resmi rakamın bunun çok üzerinde olduğu bilinmektedir. Bu rakamın büyük çoğunluğunu da 15-30 yaş arası gençler oluşturmaktadır. Bununla birlikte bu gençler sosyal hayatta olması gerektiği gibi yer alamamakta, daha izole ve biraz daha şanslıysa kendisi gibi engelli gençler ile birarada olabilmektedir. Zaman zaman vicdani eğilimlerle pozitif ayrımcılık adı altında ayrıcalıklar tanınır, "yardım" adı altında yapılan şeylerin engellileri daha da aciz ve güçsüzleştirdiği önemsenmez. Oysaki engelli gençler kendi ihtiyaç ve beklentilerine uygun diğerleriyle eşit koşullar sağlandığı takdirde herhangi bir ayrıcalığa da gerek kalmadan çok büyük işler başarabilir, kendilerini tam olarak gerçekleştirebilir ve üretken mutlu bireyler olabilirler. Bu konuda bu yaklaşımla çalışan çeşitli gençlik kuruluşları Türkiye'de ve diğer ülkelerde mevcuttur. Bu kuruluşların büyük çoğunluğu spesifik olarak bir engelli grubuyla birlikte ya da o grubun haklarını savunmaya yönelik olarak çalışmaktadır. Dolayısıyla bu engel grubunun ihtiyaçlarını bilir ve buna uygun yöntemler ile çalışır. Fakat diğer engelli grupları konusunda bu derece bilgi ve tecrübeye sahip değildir. Oysaki engelliler alanında çalışan tüm kuruluşların Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi'nin esas alındığı ortak bir engelli duyarlılığına, perspektifine ve yaklaşımına sahip olmaları gereklidir. Örneğin bir kuruluş görme engelliler ile çalışıyor diye ortopedik engellileri görmezden gelemez ya da bu grup içinde yapabileceği şeyler varken sırf bilmiyor diye bundan kaçınmamalıdır. Engelli hakları bir bütündür ve bu kuruluşların farklı engel grupları açısından bu hakları yorumlayabiliyor olmaları gerekmektedir. Diğer taraftan tüm Avrupa'da sayısı binlerce olan gençlik kuruluşlarının çoğu gerektiği gibi bir engelli bilincine sahip değildir kanımızca. İçlerinde engelli gençleri de en az engelsiz gençler kadar dahil eden etkinlikler üreten gençlik kuruluşu sayısı olması gerekenden çok daha azdır. Örneğin gençlik programı kapsamında spesifik bir engel grubuyla çalışan kuruluşlardan bazıları hariç pek çok gençlik kuruluşu engelli gençlerin Avrupa Gönüllü Hizmeti (EVS) yapmalarına elverişli yani kısaca erişilebilir değildir. Ya da daha kısa süreli gençlik faaliyetlerinde uygulanan yöntemlerden tutun da etkinliğin duyurusu ve başvuru kabulüne kadar hemen hiçbir konuda engelli gençler dikkate alınmamaktadırlar. Özellikle Türkiye'de gençlik kuruluşları, en eski ve tecrübeli olanlar bile engelli gençlere yönelik dönemsel faaliyetler düzenleseler bile engelli gençleri sürekli olarak içerecek ve birlikte üretmelerine olanak sağlayacak bir yaklaşıma sahip değildirler. Bu engelli gençler projelere katılmakta fakat sonrasında tekrar kendi yalnızlıklarına terk edilmektedir. Bu sebeple yapılması gereken en acil şey gençlik kuruluşlarına ve bünyelerindeki gençlik çalışanlarına hak temelli engellilik bilinci ve farkındalığı kazandırmak ve bu konuda ne yapmaları gerektiği ile ilgili yol göstermektir. Bu proje kapsamında da amaçlanan şey gençlik çalışmalarının ve gençlik programı kapsamındaki gençlik projelerinin tam da programın kendi ilkelerine uygun olarak kapsayıcı, içerici ve erişilebilir hale getirilmesini sağlamak, bu konuda gençlik çalışanlarının donanımını ve farkındalığını artırmaktır.

Proje ile ayrıca:

-Erişilebilirlik ve sosyal içerme arasındaki bağlantıyı derinlemesine ele almak,

-Katılımcılara çeşitli engel gruplarından gençlerle çalışmak için gerekli özel beceriler kazandırmak(temel işaret dili becerileri, iletişim yöntemleri, uygun materyal hazırlığı, tutum egzersizleri vb.)

-Engelli gençlere daha fazla ulaşmanın alternatif yollarını tartışmak,

-Engelli-engelsiz gençlerin birarada olabileceği proje ve etkinlikler nasıl planlanmalı aktarmak

-Karışık engel gruplarından gençlerin dahil olduğu proje ve etkinlikler nasıl planlanmalı aktarmak

-Katılımcıların fiziksel ve sosyal anlamda erişilebilirlik ile ilgili bilgi düzeyini artırmak ve gençlik çalışmalarında erişilebilirliği ve kapsayıcılığı yaygınlaştırmak hedeflenmektedir.

Tüm bu hedefler sosyal yaşamda engelli gençlerin daha çok ve daha aktif yeralmasını, toplumsal uyumu, farklı ülkelerden gençler arasında anlayışı güçlendirmeyi ve gençlik alanında çalışan sivil toplum kuruluşlarının, gençlik faaliyetlerine destek sistemlerin, mevcut gençlik çalışmalarının içeriğinin ve yöntemlerinin güçlendirilmesini öncelik olarak benimseyen Gençlik Programının hedefleriyle birebir örtüşmektedir.