Engellilik ve Cinsellik

Cinsellik, engellilerin büyük sorunları arasında yer alıyor. Ancak maalesef görmezden geliniyor. Aileler çaresiz ve bilinçsiz. Ne yapacaklarını, kime başvuracaklarını bilmiyorlar. İşte bu nedenle Türkiye'de bir ilk başlatıldı. Uzmanlardan oluşan ekip, il il dolaşıp, engellilere ve ailelerine cinsel sağlık ve üreme dersleri verecek.

“Aileler ne yapacaklarını bilmiyorlar. ‘Ben bu çocukla ne yapacağım?!’ diye feryat ediyorlar. Çünkü bazılarının çocukları aşırı ve bilinçsiz bir şekilde cinselliğe endekslenmiş” diyor Nurgen Eryavuz. 29 yaşında zihinsel engelli bir oğlu var Nurgen Hanım’ın. Dört yaşında, oğlu Serkan’a zekâ geriliği tanısı konduğundan beri oğlunun eğitimi için elinden geleni yapan Nurgen Hanım, şu an Serkan’ı topluma kazandırmış olmanın mutluluğunu yaşıyor. Serkan, eğitim sayesinde İstanbul Bakırköy Belediyesi’nde çalışıyor. Hayatımdan çok memnun.

Aynı zamanda Bakırköy Zihinsel Engelliler Eğitim Derneği Başkanı olan Nurgen Eryavuz, bugünlere mücadele ederek geldiklerini anlatıyor. Oğlunun özellikle de ergenlik çağında cinsellikle ilgili sıkıntılar yaşadığını anlatan Nurgen Hanım, bu dönemi de eğitimle, bilinçli ve rahat bir şekilde atlattıklarını anlatıyor...

Nurgen Eryavuz, Türkiye’de engelli çocuğunun cinsel sorunlarıyla mücadele etmiş olan binlerce anneden sadece biri. Ancak o, konuyla ilgili uzmanlara da danışarak pek çok ailenin aksine, bu sorunu bilinçli bir şekilde aşmış durumda. Maalesef ülkemizde pek çok aile, cinsel sağlık ve üreme sağlığı konusunda engelli çocuklarına ne öğreteceklerini bilmiyor. Çoğu ise çözümü, elini toplum içinde pantolonunun içine sokan çocuğunu cezalandırmakta, hatta ona şiddet uygulamakta buluyor. Kimisi ise çözümü, çocuğunu bir an önce evlendirmekte bulurken, kimisi de düzenli olarak oğluna ‘bir kadın’ tutmayı çözüm olarak görüyor.

İşte bütün bu sorunlara gerçek çözüm üretmek, çaresiz ailelere yol göstermek, konuyla ilgili bilimsel verilere ve istatistiklere sahip olmak için bir grup bilim adamı yola çıktı. Ülke çapında yeni başlatılan bu kapsamlı projenin adı ise ‘Zorlananlar (Engelliler) İçin Cinsel Sağlık/Üreme Sağlığı Projesi’ (ZOR-CSÜS). Bu, Avrupa Birliği tarafından finanse edilen, Türkiye Sağlık Bakanlığı ve Türkiye Üreme Sağlığı Programı kapsamında da desteklenen bir proje. 8 Haziran 2006 tarihinde hayata geçirilen proje, bir yıl sürecek. Projeyi ise Türkiye Özürlüler Eğitim ve Dayanışma Vakfı (ÖZEV), Bilimsel ve Teknik Araştırma Vakfı (BİTAV) ile Türkiye Aile Planlaması Derneği (TAPD) yürütüyor...
 

Aileler ve engelliler eğitilecek
 

Engelliler İçin Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı Projesi Koordinatörü Şükrüye Kozan, böyle bir projenin Türkiye’de bir ilk olduğunu, bu konunun bugüne kadar hiç bu kadar kapsamlı bir şekilde ele alınmadığını anlatıyor: “Cinsel sağlık ve üreme sağlığı, engellilerin en önemli sorunlardan biri. İnsanların bu sorunlarını çözmekte onlara yardımcı olmak, yol göstermek, bilgilendirmek için bu projeyi başlattık.

Ayrıca amacımız sağlık hizmetlerinde erişimi artırmak, aile ve toplumu bilgilendirmek, cinsel sağlık ve üreme sağlığı konusunda hizmetlerin kalitesinin artırılmasına katkı sağlamak, karar vericilerin daha fazla bilgi sahibi olmalarını sağlamak, kırsal ve kentsel alanlar arasındaki farklılıkları azaltmak ve engellilerle ilgili sosyal bilinci artırmak. Her yaş, cinsiyet, sosyal statüde olan engellileri, dolaylı olarak bu insanların ailelerini, arkadaşlarını, işverenlerini kapsıyor bu proje. Zihinsel, ortopedik, görme, işitme engelli başta olmak üzere bütün engel gruplarına hitap edeceğiz...”

Peki proje kapsamında neler yapılacak? Şükrüye Kozan burada üç temel aktiviteden söz ediyor. İlk olarak engelliler için görsel ve işitsel materyaller hazırlanacak. 20 farklı konuda hazırlanacak, cinsel sağlık ve üreme sağlığıyla ilgili bilimsel bilgiler içerecek olan CD-Rom’lar ailelere dağıtılacak. İkincisi, bölgesel eğitim aktiviteleri, paneller, toplantılar düzenlenecek. Bu eğitim seminerleri ise çevre illerin de katılacağı toplam altı farklı bölgede gerçekleştirilecek. Engellilerin ve ailelerinin katılacağı bu seminerlerde sağlık uzmanları ve bu alanda çalışan eğitimciler bilgi verecek.

Şükrüye Kozan, “Projenin üçüncü ayağı ise alan araştırması ve değerlendirilmesi olacak. Bugüne kadar bu konuda yeterli alan araştırması yapılmadı. Burada özellikle zihinsel engellilere odaklanacağız. Zihinsel engellilerin cinsel sağlık ve üreme sağlığıyla ilgili davranışlarında bilinmeyenler sorgulanacak ve analiz edilecek. Bilimsel bir araştırma yapılacak ve bilimsel veriler, istatistikler elde edeceğiz” diyor.

Şükrüye Kozan henüz toplantılara başlamadıklarını, toplantı tarihlerinin ise ekim gibi belli olacağını söylüyor.
“Çocuğunuza şiddet uygulamayın”

Engelliler ve cinsellik, bugüne kadar hep örtbas edilmiş, pek gün ışığına çıkarılmamış bir konuydu. Fakat uzmanlar, bunun değişmesi için kolları sıvadılar. Zihinsel Engelliler Eğitim Derneği Başkanı, aynı zamanda da bir engelli annesi Nurgen Eryavuz da derneklerine pek çok ailenin bu konuyla ilgili başvurduklarını söylüyor. Onlara cinsellikle ilgili duyguların çok doğal karşılanması gerektiğini anlatan Nurgen Hanım, annelere şu önerilerde bulunuyor.

“Bazı çocuklar ısrarla bu konu üzerinde duruyorlar. Çünkü olayın bilincinde değiller. Ben de çocuğumun özellikle ergenlik çağında sıkıntı yaşadım. Cerrahpaşa’da bir doktora götürdüm. Çocuğum cinsellik konusuna endekslendiğini fark ettiğimde onu sokağa çıkarıyordum, gezdiriyordum, dikkatini hemen başka bir yere çekiyordum. Bu seçtiğim yolun da uygun bir davranış olduğunu söyledi bana doktor. Herhangi bir ilaç vermedi. Aileler çocuklarıyla ilgilenmeli, çocuğu hep kontrol altında tutmalılar. Ama kesinlikle ceza vererek ya da onu ikaz ederek değil. Ben böyle davranarak daha rahat bir dönem geçirdim. Bir uzmana danışmak şart. Bu, zor bir dönem ama aşılabilir. Bire bir iletişim çok önemli. Doğru iletişim kurduğunuzda onlar da sizi anlıyor...” 

Nurgen Hanım, toplumun çok bilinçsiz olduğunu söylüyor. Bir keresinde bir adamın oğlu Serkan’a, “Git şu kızı öp, sana kalem vereceğim” dediğini duyduğunu anlatan Nurgen Hanım, “Anında müdahale ettim ve adam çok utandı. İnsanlar maalesef engelli çocukları bir eğlence kaynağı olarak görebiliyor. Ben çocuğuma çok iyi terbiye verdim. Ama toplum böyle davranırsa, benim eğitimim ne işe yarar?” diyor.

Zihinsel Özürlüler Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi ve Teşkilatlanma Sekreteri Bilal Kızartıcı da aynı sorunları yaşadığından söz ediyor bize. 20 yaşında otistik bir oğlu olduğunu anlatan Kızartıcı, oğlunun cinsellikle ilgili duyguları aşırı derecede yaşadığını söylüyor: “Oğlum Yunus Emre, otistik olduğu için konuşmuyor ama algılaması fena değil. Oğlumun 12-13 yaşındayken cinsel konulara ilgi duyduğunu ve elini sürekli pantolonunun içine soktuğunu görünce, ilk başta kemer olayına başvurduk. Evde beli lastikli giysiler giydiriyorduk ama dışarı çıkarken kemerli pantolonlar giydirdik. Sokakta bunun yapılmaması gerektiğini anlatmaya çalıştık ona. Sonuç olarak başarılı olduk. Okulda da rehberler, öğretmenler yardımcı oldu. 

Şu an artık toplum içinde bu olumsuzluğu yaşamıyoruz. Anne-babalar bu sorunu önemsemeli ve önlem almalılar. Aksi takdirde aşırı düşkünlük oluyor ve toplum içinde de örneğin elini pantolonun içine sokabiliyor çocuk. Bu da dışlanmasına, toplum içinde yer alamamasına yol açıyor. İlk başlarda müdahale ederseniz yanlış davranış kalıpları oluşmamış oluyor. Ben psikoloji eğitimi gördüğüm için bu konuya hâkimim. Cinsellikle ilgili sorunlar engellileri çok yakından ilgilendiriyor. Bu konuda aile eğitimlerini başlatmış uzmanlar var ülkemizde. Aile eğitimi çok önemli çünkü. Uzmanlar, cinselliğin doğal bir dürtü olduğunu, engellenmemesi gerektiğini, engellendiğinde ise ruhsal sorunların artacağını söylüyor.”